» Kurumsal » Temsilcilikler » Genel Bilgiler » Sektörler » Raporlar » Mevzuat » Önemli Hususlar » Faydalı Bilgiler
 


Raporlar

İstatistikler

Ekonomi

Aylık Raporlar

Yıllık Raporlar



Yıllık Raporlar

 2010 Yıllık Rapor Download  

Tarihsel ve kültürel bağlarımızın bulunduğu ülkemizden uçakla sadece dört saat mesafede bulunan Sudan, ülkemiz iş adamları için birçok fırsatlar sunmaktadır. Bu raporda Türk firmalarına ve Sudan’da yatırım yapmak isteyen Türk işadamlarına Sudan pazarı tanıtılmaya çalışılacak ve Sudan ile özellikle son yıllarda büyük bir ivme kazanmakta olan ticari ilişkilerimize değinilecektir.

Raporda ilk olarak Sudan hakkında genel bilgilere yer verilmiş, yaşanan ekonomik ve ticari gelişmelere değinilmiş ve belli başlı sektörlere ilişkin bilgiler verilmiştir. Daha sonra Türkiye ile Sudan arasındaki ekonomik ve ticari gelişmelere yer verilmiştir. Bu bağlamda iki üke arasındaki ticarete ilişkin veriler, mümkün olduğunca detaylı bir biçimde sunulmaya çalışılmıştır.

Raporda iş adamlarımız için önemli olan hususlara ağırlık verilmeye çalışılmıştır. Bu anlamda, örneğin ticari mevzuata ilişkin temel bilgiler verilmiş ve önemli kurumlar ve meslek örgütlerinin irtibat bilgileri ile Sudan’da faaliyete bulunan Türk firmalarının irtibat bilgileri de faydalı olabileceği düşüncesi ile rapora konulmuştur.

Bu raporun ülkemiz ile Sudan arasında her alanda olumlu seyreden ilişkilerin, özellikle ekonomik ve ticari ilişkilerin, daha da geliştirilmesi konusunda yarar sağlaması en büyük dileğimizdir.

2.    SOSYAL VE EKONOMİK GÖSTERGELER

2.1. Ülke Kimliği

Devletin Adı    : Sudan Cumhuriyeti
Başkenti    : Hartum
Yönetim Biçimi    : Cumhuriyet
Resmi Dili    : Arapça
Dini    : İslam
Para Birimi    : Sudan Poundu (SDG)
Üyesi Olduğu Uluslararası Kuruluşlar    : ABEDA, ACP, AFDB, AFESD, AL, AMF, CAEU, CCC, ECA, FAO, G-77, IAEA, IBRD, ICAO, ICRM, IDA, IDB, IFAD, IFC IFRCS, IGAD, ILO, IMF, IMO, INTERPOL, IOC, IOM, ISO (katılımcı), ITU, NAM, OAU, OIC, OPEC (gözlemci), OPCW, FCA, UN, UNCTAD, UNESCO, UNHCR, UNIDO, UNU, UPU, WFTU, WHO, WIPO, WMO, WTO, WTRO (gözlemci)
Yıl Sonu Döviz Kuru    : 2,40 SGD (2009 ortalaması)
(Bir ABD Doları Karşılığı)
Yüzölçümü    : 2.505.810 km2
Nüfus    : 41,087,825 (2009 Temmuz Tahmini)

            Yıllık nüfus artışı (%)    : 2,53 (2003-2008 arası, tahmini         
                                                                                          ortalama)
Mesai Saatleri ve Günleri    : Cumartesi-Perşembe arası,
                                                                     yazın 07:30-14:30, kışın 08:30-15:00  
                                                                    (Bankalar saat 8:30-12:00 arası açık)
Büyük Kentler    : Hartum, Port Sudan, Kassala,
                                                                     Omdurman, Bahri, El-Obeid, Wad
                                                                     Medeni, Gadaref ve Juba
Limanlar    : Port Sudan Limanı ve Suakin Limanı
Türkiye ile Saat Farkı    : Türkiye’de yaz saati uygulaması ile
                                                                     saat farkı yok, Türkiye’de yaz saati
                                                                     bitiminde +1 saat ileride
Haftalık Çalışma Saati (Ortalama)    : 39 saat
Resmi Tatil Günleri
Hafta sonu tatili     : Cuma günü
Ramazan Bayramı        : Şevval ayının 1. Günü
Kurban Bayramı        : Zilhicce ayının 10. Günü
Hz. Muhammed'in Doğumu        : Rebiülevvel ayının 12. Günü
Hicri Yılbaşı        :
Christmas Bayramı        : 7 Ocak
Nevruz Bayramı        : 27 Nisan
Bağımsızlık Bayramı        : 1 Ocak
Ulusal Selamet Devrimi Bayramı    : 30 Haziran
Uluslararası Telefon Kodu     : 249



2.2. Sosyal Göstergeler

Ortalama Yaşam    : 51,42 (2009 Tahmini)
Kadın    : 52,04 yıl 
Erkek    : 50,49 yıl 
Okuma Yazma Oranı (%)
Erkekler    : % 66
Kadınlar     : % 40,8
Yüksek Öğretimdeki Okul Sayısı    : 89
Hastane Sayısı    : 281
Klinik Sayısı                                        : 398
Doktor Başına Düşen Kişi Sayısı       : 5.835
Gelen Turist Sayısı    : 60.566
Eğitim Harcamaları / GSYİH    : 0,000097
Sağlık Harcamaları / GSYİH    : 0,00034
Karayolu Uzunluğu
Asfalt Yol Uzunluğu    : 4.320 km
Stabilize Yol Uzunluğu    : 7.580 km
Demiryolu Uzunluğu    : 5.978 km   

2.3. Ekonomik Göstergeler  

GSYİH                                        : 57.91 milyar $
Kişi başına GSYİH                    : 2.376 $ (satın alma gücü paritesine göre)
Enflasyon Oranı                        : %16
İşsizlik Oranı                             : %18,7 (2002 tahmini)
Büyüme Hız                               : %10,2 (2007); %6,5 (2008)
Dış Borç                                      : 30,9 milyar $ (2008 tahmini)
Para Birimi ve Paritesi             : Sudan Poundu, SDG
                                                       1 ABD Doları = 2,09 SDG (2008)
                                                       1 ABD Doları = 2,45 SDG (2009 Temmuz)
GSYİH’nin Sektörel Dağılımı  : Tarım %31; Sanayi %34,7; Hizmetler  %34,2
Doğal Kaynaklar                       :  Petrol, doğalgaz, az miktarda demir cevheri,
                                                        bakır, krom cevheri, çinko, tungsten, mika,
                                                        gümüş, altın, su gücü
Başlıca Sanayi Dalları               : Petrol, çırçır, tekstil, çimento, yenilebilir
                                                        yağlar, şeker, sabun, ayakkabı, petrol
                                                        rafineciliği, ilaçlar, silah üretimi, otomobil ve 
                                                        hafif kamyon montajı
Başlıca Tarımsal Üretim           : Pamuk, yerfıstığı, süpürge darısı, darı, buğday,
                                                        arap sakızı, şeker kamışı, tapyoka, mango,
                                                        papaya, muz, tatlı patates, susam, koyun,
                                                        büyükbaş hayvancılık
3. ÜLKE HAKKINDA GENEL BİLGİLER

3.1. Ülkenin Kısa Tarihi

             Tarihi kaynaklarda Sudan denirken kastedilen alan bugünkü Sudan’ın topraklarından çok geniş bir alandır. Araplar Afrika'ya girdikten sonra zencilerin yaşadığı ve Kızıldeniz kıyılarından başlayarak Batı Afrika'ya kadar uzanan geniş bir alana Biladu's-Sudan (Siyahlar Ülkesi) adini vermişlerdi. Daha sonra "Bilad" kelimesi atılarak bu bölgeye sadece Sudan denmiştir. Bugünkü Sudan ise, Doğu Sudan denirken kastedilen bölgedir. Mısır’ın 639'da Amr ibnu'l-As tarafından fethedilmesinden sonra bu ülkeye yerleşen Müslümanlar kısa süre sonra ticaret için Sudan pazarlarına gitmeye başladılar. Sudanlılar da İslam’ı ilk olarak bu tüccarlar sayesinde tanıdılar. Sudanlılardan bazıları İslam’ı tanıdıktan sonra kısa süre içinde bu dine ısındılar ve daha önce Sudan'a girmiş olan Hıristiyanlığın etkisi zayıflamaya başladı. Mısır’a yerleşen Müslümanlar 7. yüzyılın ortalarından itibaren Sudan’ı ele geçirmek için birtakım askeri hareketler gerçekleştirdiler. Bu fetih hareketleri uzun süre devam etti. 1172'de Selahaddin Eyyubi'nin kardeşi Turan Şah, 1260'ta da Baybars bugünkü Sudan topraklarına birer sefer düzenlediler. Bu seferlerden sonra buralarda İslam daha da güçlenmeye başladı. 1517'de Osmanlı Devleti'nin Mısır’ı fethetmesi Sudan'da etkisini gösterdi. Ancak aynı dönemde Sudan'da varlığını sürdüren Func Devleti da güneye doğru kayarak varlığını sürdürdü. Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa 1821'de Func Devleti'nin üzerine ordu göndererek Sudan topraklarını ele geçirdi. Ancak Mehmed Ali Paşa, Sudan'da halkı hiç memnun etmeyen bir siyaset güttü. Mehmed Ali Paşa, Sudan’ı fetheden İsmail Paşayı görevden alarak yerine kendi oğlunu geçirdi. O da birtakım siyasi hesaplarla Fransız ve İngilizlerle işbirliği yaptı ve bazı eyaletlerin valiliklerine onların adamlarını getirdi. Bu durum Sudan’ın Müslüman halkını rahatsız etti. Muhammed Ahmed el-Mehdi adli bir zat bazı kişileri etrafına toplayarak 1881'de bir hareket başlattı. Muhammed Ahmed el-Mehdi, etrafında topladığı kuvvete "ensar", hareketine de "ensar hareketi" adını veriyordu. Mehdi'nin hareketi kısa zamanda geniş bir alana yayıldı. Onun hareketini bastırmak için gönderilen ordular yenilgiye uğratıldılar. Ensar hareketi gösterdiği başarılarla hakimiyetine aldığı topraklar üzerinde ayrı bir yönetim kurdu. Mehdi, 22 Ocak 1885'te öldü ve yerine geçen oğlu Abdullah bin Muhammed, Omdurman'da Herbert Kitchner adlı İngiliz generalin komutasındaki Mısır kuvvetlerine yenildi. Daha sonra İngiliz güçler, Mısır’daki yönetimin yanlış uygulamalarını düzeltmeyi amaçladıklarını ileri sürerek 1899'da Sudan'a girdiler. İngilizler ilk iş olarak Muhammed Ahmet Mehdi'nin başlattığı hareketi tümüyle dağıttılar. 1920'lerin başlarındaki isyan hareketleri başta İngiliz yönetimini sarsar gibi olduysa da ilerleyen bir kaç yılda bastırıldılar ve Sudan 1 Ocak 1956'da bağımsızlığını elde edinceye kadar İngiliz işgalinde kaldı.
1 Ocak 1956 tarihinde bağımsızlığına kavuşan Sudan’da bağımsızlığın ardından etnik ve dini farklılıklar ile siyasi kutuplaşma nedenleriyle ülkede istikrarlı bir yönetim kurulamamış ve iç barış sağlanamamıştır. Genel olarak Müslüman-Arap kuzeyliler ile Animist ve Hristiyan güneyliler arasında ihtilafın yaşandığı ülke uzun yıllar boyunca  iç savaşa ve askeri darbelere sahne olmuştur. 1969 askeri darbesiyle iktidara gelen Cafer Nimeiri'nin 1983 yılında şeriatı uygulamaya koymak istemesi üzerine 1972 Addis Ababa Anlaşması'yla sona eren iç savaş tekrar başlamıştır. Nimeiri'nin 1985 yılında kendi hükümetinin Savunma Bakanı tarafından devrilmesinin ardından 1986 yılında genel seçimler yapılmıştır. Seçimler sonucunda Umma Partisi lideri Sadık El Mehdi başkanlığındaki koalisyon hükümetleri iktidarında geçen kısa süreli sivil yönetim, Milli İslami Cephe tarafından desteklenen ve o dönemde Tuğgeneral olan Ömer Al Bashir liderliğinde 1989 yılında gerçekleştirilen askeri darbeyle (Ulusal Selamet Devrimi) sona ermiştir.

Uzun bir aradan sonra 1996 Mart ayında muhalefetin boykot ettiği Cumhurbaşkanlığı ve Milli Meclis seçimleri yapılmış, Korgeneral Al Bashir Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Milli İslami Cephe lideri Dr. Hasan Turabi, Nisan 1996'da Milli Meclis Başkanı seçilmiştir. Yeni Sudan Anayasası 30 Haziran 1998'de yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1999'da yürürlüğe giren Tevali kanunuyla siyasi örgütlenmeye izin verilmiştir. 12 Aralık 1999 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Milli Meclis feshedilmiştir. Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri 13-23 Aralık 2000 tarihlerinde düzenlenmiş, iktidardaki Milli Kongre Partisi ve Al Bashir, önemli tüm muhalefet partilerinin boykot ettiği seçimleri, oyların çoğunu alarak kazanmışlardır. 1999 yılında feshedilen Sudan Milli Meclisi 5 Şubat 2001 tarihinde yeniden açılmış ve Cumhurbaşkanı Al Bashir, 12 Şubat 2001 tarihinde Meclis’te yemin ederek yeni görev dönemine başlamıştır.

Diğer taraftan, ülkede, Merkezi Hükümet ile Güney arasında 21 yıl süren iç savaş 9 Ocak 2005 tarihinde Nairobi’de imzalanan Barış Anlaşması ile sona ermiştir. “Geçiş Dönemi”nin üçüncü yılında gerçekleştirilecek seçimlere kadar Mareşal Omar Al Bashir’in Cumhurbaşkanlığını muhafaza etmesi, SPLA (Güney Halkının Kurtuluş Ordusu) Lideri John Garang’ın Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcılığını üstlenmesi kararlaştırılmıştır. Ancak, 30 Temmuz 2005 tarihinde Garang’ın içinde bulunduğu helikopterin düşmesi neticesinde ölmesinden sonra SPLA’in başına ve Cumhurbaşkanı 1. yardımcılığına Salva Kiir getirilmiştir. Ülkede Güney ile imzalanan barış anlaşmasının hükümleri gereği kurulan ve halen yönetimde olan yeni hükümette Güney temsilcilerinin yanısıra ülkedeki diğer bazı politik partilerden temsilciler de yer almaktadır.

3.2. Siyasi ve İdari Durum

26 eyaletten oluşan federal bir cumhuriyet olan Sudan, başkanlık sistemi ile yönetilmektedir. Cumhurbaşkanı beş yıllık bir süre için doğrudan halk tarafından seçilmektedir. Hükümet, Cumhurbaşkanı başkanlığındaki Bakanlar Kurulu'ndan oluşmaktadır. Federal yürütme organı konumundaki Bakanlar Kurulu'nun üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır.

Her eyalette yürütme organı konumunda bulunan bir Vali ve Eyalet Bakanlar Kurulu ile yasama organı konumundaki Eyalet Meclisi bulunmaktadır. Federal yapıda, Eyaletlerin etkileri açısından çeşitli değişiklikler yapılmakta, siyasi dengelere göre merkez-çevre ilişkileri tesis edilmeye çalışılmaktadır.

Ülkedeki başlıca siyasi partiler; Milli Kongre Partisi (NC), Halkçı Milli Kongre (PNC), Umma Partisi, SPLM (Güney Halkının Kurtuluş Hareketi), Umma Partisi-Reform ve Yenilik (Umma Partisinin 2002 yılında bölünmesiyle kurulmuştur) ve Demokratik Birlik Partisidir (DUP). Bunların dışında 40’a yakın küçük çaplı siyasi parti faaliyet göstermektedir. Kuzey Sudanlı muhalif partilerin çatı örgütü olan Milli Demokratik İttifak (NDA), konumu itibarıyla ayrı bir önem taşımaktadır.

3.3. Güney Sudan Sorununun Çözümüne Yönelik “Kapsamlı Nihai Barış
       Anlaşması”

1956’da bağımsızlığın kazanılmasından bu yana Müslüman-Arap kuzeyle, Animist-Hrıstiyan güney arasında ihtilaf süregelmiştir. 1972 Addis Ababa Anlaşmasıyla kesintiye uğrayan iç savaş, 1983 yılında ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar ve şeriatın uygulamaya konmasıyla yeniden başlamıştır. 2000 yılında Sudan’ın güneydeki petrol bölgelerinin değerinin anlaşılması ile çatışmalar petrol bölgelerine kaymıştır.

Daha sonra Hükümet ile güneyli isyancıların temsilcisi SPLA (Sudan Halkın Özgürlük Ordusu) 2003 yılında barış görüşmelerine başlamışlar ve Sudan Hükümeti ile SPLA arasındaki “Kapsamlı Nihai Barış Anlaşması”, 9 Ocak 2005 tarihinde Nairobi’de imzalanmıştır. Sözkonusu Anlaşmada özetle, Anlaşmanın Sudan Ulusal Meclisi ile SPLA Merkezi Komuta Konseyi tarafından onaylanması ve “Geçici Anayasa”nın hazırlanmasını içeren altı aylık “Hazırlık Dönemi”ni takiben altı yıllık “Geçiş Dönemi” sonunda “Güney”in “Kuzey”den ayrılma veya birlikte olmayı sürdürme konusunda karar vermek üzere referanduma gitmesi öngörülmüştür. Anlaşma 24 Ocak 2005 tarihinde “SPLA Ulusal Kurtuluş Konseyi”, 1 Şubat 2005 tarihinde ise Sudan Milli Meclisi tarafından onaylanmıştır.

“Nihai Barış Anlaşması”na göre iktidar, “Kuzey”e % 70, “Güney”e ise % 30 oranlarında paylaştırılmıştır (% 14 “Kuzey”deki, % 6 ise “Güney”deki NCP ve SPLA dışındaki diğer siyasi oluşumlara ayrılmıştır). Gelirlerin paylaşımı, petrol üreten eyaletlere verilen %2 pay haricinde, %50-50 olarak belirlenmiş, “Güney” ve “Kuzey”in ayrı orduları bulunması, ayrıca müşterek bir ordu tesis edilmesi, “Geçiş Dönemi”nin üçüncü yılında gerçekleştirilecek seçimlere kadar Mareşal Omar Al Bashir’in Cumhurbaşkanlığını muhafaza etmesi, SPLA Liderinin Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcılığını üstlenmesi kararlaştırılmıştır.

Öte yandan AB Komisyonu, “Kapsamlı Nihai Barış Anlaşması”nın imzalanmasını takiben, Sudan’da iç savaş ve insan hakları ihlalleri gerekçesiyle 1990 yılından bu yana dondurulmuş durumda bulunan bu ülkeye yönelik kalkınma yardımını serbest bırakma kararı almış, bununla birlikte, sözkonusu yardımı “Barış Anlaşması”nın önümüzdeki üç yıl boyunca etkin bir şekilde uygulanması ve Darfur krizinin çözülmesi yönündeki çabaların artırılması koşuluna bağlamıştır.




3.4. Darfur Sorunu
          Darfur başkent Hartum'un 1300 km batısında bir bölgedir. Yerel ve Arap kabilelerin hayvancılıkla geçindiği bölgede su kaynaklaarı ve otlakların paylaşımı konusundaki uyuşmazlıklar, kuraklığın etkisi ile büyümüş, 2003 yılında, yerel bir isyanın ardından, bölgedeki kabileler ile Hükümet tarafından kurulan ve desteklenen milis kuvvetleri (janjavid) arasında çatışmalar başlamıştır. Bu çatışmalarda Darfur nüfusunun üçte biri -yaklaşık 2 milyon insan- zorla yerinden edilirken, binlerce insan ölmüştür. Halen yaklaşık 1,5 milyon kişi yerleştirildikleri mülteci kamplarında yaşamaktadır.
          Hükümet'in, Darfur bölgesinde, geniş çaplı bir “etnik temizlik” başlattığı iddiaları üzerine, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 18 Eylül 2004 tarihinde, 1564 no'lu kararıyla Genel Sekreterden Sudan'da bir araştırma Komisyonu kurulmasını istemiştir. Kurulan Komisyon, 25 Ocak 2005'te, BM Genel Sekreterine bir rapor sunmuş ve sivil halkın korunması ve suçluların cezalandırılması için harekete geçilmesini tavsiye etmiştir. Raporun ardından, Güvenlik Konseyi, 31 Mart 2005 tarihli ve 1593 no'lu kararı ile olayı Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne – International Criminal Court (ICC) taşıma kararı almıştır.
           6 Haziran 2005'te ICC savcısı Luis Moreno Ocampo, Darfur'da işlenen suçlar hakkında soruşturmayı resmi olarak açmış ve dosya Hakim Akua Kuenyehia (Gana) başkanlığındaki 1 no'lu Ön Yargılama Dairesine iletilmiştir.
            2007'de bölge Sudan hükümeti destekli Janjavid adı verilen paramiliter gruplarla, ayrılıkçı Sudan Özgürlük Hareketi (Haraka Tahrir Sudan) denen asiler arasındaki çatışmalara sahne olmaktadır. Militer gruplara destek olduğunu ve etnik temizliği kabul etmeyen Sudan hükümeti, Nisan 2007'de Amerikan ambargosu ve diğer baskılara da dayanamayarak, Birleşmiş Milletler'in (BM) Darfur'da barışı sağlamaya yönelik operasyonlarını, "silahlı havadan konuşlandırma dahil" kabul ettiklerini açıkladı.
            4 Mart 2009 tarihinde Uluslararası Ceza Mahkemesi Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir hakkında Darfur Bölgesinde soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten dolayı tutuklama emri çıkartmıştır.
3.5. Uluslararası İlişkiler

3.5.1. ABD- Sudan: ABD’nin Sudan ile ilişkileri 1990 yılında İslamcı rejimin iktidara gelmesi ile gerginleşmistir. İlişkiler, 1998 yılında Tanzanya ve Kenya’daki Amerikan elçiliklerine 1994-96 yılları arasında Sudan’da yaşayan Osama Bin Laden tarafından gerçeklestirildiği iddia edilen suikastlar nedeniyle daha da gerilmiştir. 11 Eylül saldırılarından sonra Sudan’ın Amerika ile işbirliği yapmayı kabul etmesinden sonra ilişkilerde de iyiye doğru bir gelişme görülmüştür. Fakat, yönetimin Darfur bölgesindeki gerginliğe karşı aldığı sert tedbirler ilişkilerin yeniden gerilmesine neden olmuştur. Son zamanlarda, özellikle Barack Obama’nın başkan seçilmesinden sonra ABD-Sudan ilişkilerinde bir yumuşama yaşanacağına yönelik ümit ve beklentiler artmıştır.

3.5.2. AB-Sudan: Avrupalı ülkeler Sudan hükümetinin uyguladığı politikalara şüphe ile yaklaşsalar da, ABD’ye nazaran daha dikkatli ve temkinli bir üslup benimsemişlerdir. 1990’lı yıllarda AB’nin uygulamaya koyduğu “Kritik Diyalog” Politikası hükümeti insan hakları konusunda eleştirmekle birlikte diplomatik, ticari ve yatırım ilişkilerini korumuştur.

3.5.3. Asya-Sudan: 1989 ihtilali sonrasında Sudan’ın Asya ülkeleri ve özellikle Çin’le ilişkileri hızla gelişme kaydetmiştir. Çin petrol sektöründe faaliyet gösteren konsorsiyumun en büyük ortağıdır. Buna ek olarak Çin Sudan’ın en önemli ticaret partneridir. Malezya firması Petronas petrol sanayinde önemli bir yere sahiptir. Sudan’ın Çin ve Hindistan’la olan ticari ilişkileri ve finansman anlaşmaları, Körfez ülkeleri ve diğer Asya ülkelerinden Sudan’a gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımları ve bu ülkelerden alınan borçlar söz konusu ülkelerin Sudan için büyük önem taşımasına neden olmaktadır.

3.5.4. Mısır-Sudan: 1959 yılında Mısır ile Sudan arasında imzalanan anlaşma sonucunda Nil nehrinden Sudan’ın aldığı su miktarı yıllık 18.5 milyar metreküp, Mısır’ın aldığı su miktarı ise 55.5 milyar metreküp olarak belirlenmiştir. Mısır, kendi lehine olan bu anlaşmanın Güney’in ayrılması ile bozulabileceği endişesi taşımaktadır. 1990’da Kuveyt’in işgali sırasında Sudan’ın Irak’a destek vermesi ve 1995 yılında Mısır’ın, Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’e düzenlenen suikastten Sudan’ı sorumlu tutması ilişkilerde gerginlige neden olmuştur. 2001 yılından bu yana Hassan al-Turabi’nin hükümetten uzaklaştırılması ile birlikte İslamcı akımlardan tedirginlik duyan Mısır rahatlamış ve iki ülke arasındaki gerilim hafiflemiştir.

3.5.5. Afrika-Sudan: Arap çoğunluğun yönetiminde olan Sudan, Sahraaltı Afrika ülkeleri tarafından hep şüphe ile karşılanmıştır. Süren Darfur krizi Sudan hükümetinin Afrika Birliği’nin ciddi eleştirilerine maruz kalmasına neden olmaktadır. Darfur krizi nedeniyle Sudan’ın komşuları Eritre ve Çad ile ilişkileri oldukça gergindir.


4. GENEL EKONOMİK DURUM

4.1. Genel Durum

Sudan çok fazla doğal kaynağa sahip olmasına rağmen uzun yıllar süren iç savaş nedeniyle halen yoksul ülkeler kategorisinde yer almaktadır. GSYİH’ya ve istihdama katkısı gözönüne alındığında tarım en önemli sektör olarak öne çıkmaktadır. Sulama kanallarına yeni yatırım yapılmaması nedeniyle sektör, iklimsel değişimlere karşı savunmasız kalmıştır. Ayrıca tarımsal üretim iç savaşın çiftçileri yerinden etmesi ve nakliye ağlarının yetersizligi nedeniyle gelişme gösterememistir. Pamuk, petrol ihracatı başlayana kadar geleneksel olarak en fazla gelir getiren ihraç ürünü olma özelliğini 1996’dan bu yana susam ve hayvancılığa bırakmıştır. Sudan halen tarıma dayalı bir ekonomiye sahip olmasına karşın petrol ülkenin ekonomik yapısını ve ticari profilini değiştiren en önemli ihraç ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, ihraç gelirlerinin hızla artması ile birlikte kamu harcamaları ve büyüme hızı da artmıştır. Sudan Afrika’da özel bir konuma sahiptir. Örneğin, komşuları Etiyopya, Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkelerin denize kıyılarının olmaması ülkeyi avantajlı konuma getirmektedir. Nitekim Etiyopya Hükümeti taşımacılık için Sudan Hükümeti ile anlaşmaya varmış ve Port Sudan Limanı’nı kullanmaya başlamıştır.

Diğer taraftan, Doğu ve Güney Afrika Ülkeleri Ortak Pazarı (COMESA) üyesi olan Sudan üye ülkeler içinde en büyük yüzölçümüne, beşeri kaynağa ve doğal kaynaklara sahip bir ülke durumundadır. Aynı zamanda Afrika’nın da en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi olan Sudan’da son yıllarda büyük ekonomik gelişmeler olmaktadır; bir süredir devam eden yüksek büyüme hızının önümüzdeki yıllarda da devam edeceği tahmin edilmektedir.

1990’lı yılların sonlarında arama ve çıkarma faaliyetleri sonucunda Sudan’da önemli ölçüde petrol ve doğal gaz rezervleri olduğu ortaya çıkmıştır. Petrol ihracatından önemli gelir elde eden Sudan’ın ekonomik performansı, yabancı firmalarının bu ülkeye yönelmesi sonucunu doğurmuştur. Halen ülkenin petrol ihracatı toplam ihracatının değer olarak %80’inden daha yüksek bir kısmını oluşturmaktadır.

           Her geçen gün artan petrol arama ve çıkarma faaliyetleri ve bunun sonucunda ortaya çıkan petrol gelirlerine paralel olarak ülkedeki altyapı ve üstyapı projelerinin gerçekleştirilmesine yönelik önemli yatırımlar bulunmaktadır. İnşaat sektöründe, özellikle, enerji, yol, baraj, demiryolu, telekomünikasyon, konut ve idare binaları başta olmak üzere bir çok alanda projeler mevcuttur.

          Ancak, özellikle 2008 yılından itibaren dünya genelinde başgösteren küresel mali kriz çerçevesinde düşen petrol fiyatları  Sudan’ın petrol gelirlerinde bir azalmaya sebep olmuş, altyapı ve diğer büyük çaplı inşaat projelerinde belirgin bir yavaşlama gözlenmeye başlamıştır. Halen federal ve yerel bazda pek çok proje finansman yetersizliğinden beklemeye alınmış olup, büyük çaplı projelere talip olan ülke ve firmalardan aynı zamanda kendi finansmanlarını da getirmeleri istenmektedir.

4.2. Tarım Sektörü

Hem GSYİH’daki payı hem de istihdama katkısı açısından tarım sektörü, Sudan’ın en büyük ekonomik sektörüdür. Canlı hayvan ve ormancılık dahil olmak üzere tarım sektörü, 2008 yılında reel GSYİH’nin yaklaşık %31’ini oluşturmuştur. Petrol sanayinin önem kazanmaya başlamasından önce ülkenin ihracat gelirlerinin %80’ini oluşturmakta olan tarım sektörü, IMF tahminlerine göre çalışan nüfusun yaklaşık üçte ikisine iş imkanı sağlamaktadır. Göçebe hayvancılık ve küçük ölçekli kuru tarım, ülkenin genelinde özellikle de temel üretim biçimini oluşturdukları güney bölgesinde oldukça yaygındır. Mavi Nil, Beyaz Nil ve Atbara nehirlerinden suyun temin edildiği büyük sulama projeleri ile mekanize projeler ise daha çok Kuzey bölgesinde önemlidir.

Sudan’ın iklimi ile toprak ve su kaynaklarının  gösterdiği çeşitlilik, yıl boyunca özellikle kış aylarında çok çeşitli bahçe bitkisinin yetiştirilmesine imkan vermektedir. Sudan’da sebze ve meyve üretiminin özellikle kış aylarında gerçekleşmesi, bu aylarda Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde bu ürünlerin yetişmiyor olması, Sudan’a ihracat açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Sudan’da üretimi yapılan Arap ve Avrupa ülkelerinde büyük talep gören başlıca bahçecilik ürünleri; mango, limon, greyfurt, gibi meyveler ile soğan, patlıcan, acı biber, bamya ve salatalık gibi sebzelerdir. Ayrıca bütün yıl boyunca kavun, karpuz üretimi mümkün olduğu gibi  domates, havuç, roka, maydanoz, dereotu, fasulye ve Sudan’a özgü bir meyve olan juafa bol miktarda yetişmektedir. Ancak, depolama, ambalajlama ve nakliye alt yapısından yoksun olan Sudan’da tarımsal üretimin özellikle yaş sebze ve meyva üretiminin  ihracata yönelik atılım yapabilmesi şimdilik uzak bir olasılık olarak görünmektedir.

Sudan’da elma, armut, üzüm, kayısı, erik, yeni dünya, şeftali, kiraz, vişne, incir, kestane gibi ülkemizde bolca yetişen meyveler yetişmemektedir. Ülkede seracılık henüz  yeterince bilinmemekle birlikte, sebze üretiminde ürünün sıcaklardan korunması amacıyla seracılık yapılabilir. Henüz damlama sulama ve diğer modern tarım uygulamaları yoktur. Üreticilerin seracılıkla ilgili olarak Ürdün ve Suudi Arabistanlı işletmecilerle temasları bulunmaktadır. Seracılık ve modern tarım uygulamalarında kullanılan alet, makina ve ekipmanlar konusunda ülkemizin de yatırım ve ihracat şansı bulunmaktadır.

Sudan’da kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, kayısı pestili gibi ürünlerin tüketimi özellikle Ramazan ayında artmaktadır. Kayısı pestilinin çok beğenildiği gözlenmiştir. Kuru üzüm Suriye ve İran’dan yolcu beraberinde bavul ticareti şeklinde gelmektedir. Elma ise Türkiye, Çin Halk Cumhuriyeti, A.B.D., Ürdün, B.A.E. ve İran’dan gelmektedir. Sudanlı tüketici tek bir elma için çoğu kez 1 $ civarında bedel ödemektedir. Çay ise Kenya ve Seylan’dan ithal edilmektedir.




4.2.1 Tahıl Ürünleri

4.2.1.1 Pamuk

Sudan’da yetiştirilen pamuğun %90’ı devlet tarafından ve sulu tarım yapılan alanlarda yetiştirilmektedir. Geriye kalan %10’luk üretim ise kuru tarım yapılan alanlarda çiftçiler tarafından ya da özel sektör tarafından yetiştirilmektedir. Pamuk yetiştiriciliğinde idare üç parçalı olup, Hükümet, işletme idaresi ve arazi sahipleri ya da kiracılardan oluşmaktadır. Pamuk ekimi Temmuz ayında başlar ve Ağustos ayında sona erer. Hasat ise Aralık ayında başlayıp Mart ayına kadar; çırçırlama işi ise Aralık ayından Haziran ayına kadar devam eder. 2005/2006 tarım sezonunda ekilen tarım alanları 406,4 bin feddan ve elde edilen mahsul 393,9 bin balya, yine geçen 2006/2007 sezonlarında ekilen arazi miktarının 381,0 bin feddan ( 1 feddan = 4.2 dönüm) olarak bir düşüş görüldüğü ve elde edilen üretim ise 321,2 bin balya olarak ilgili kurumların istatistik verilerinde  görülmektedir.

Pamuk üretimindeki bu  düşüşün nedeni üretime ayrılan alanların azalması, verimdeki düşüş ve altyapının bozulmasıdır. Pamuk üretiminde karşılaşılan sorunlar arasında pamuk bitkisinde görülen ve elyaf kalitesini bozan şekerlenme hastalığı başta gelmektedir.


4.2.1.2 Arap Zamkı

Arap zamkı tabii bir orman ürünü olup “Gum Arabic” ticari ismiyle bilinmektedir. Akasya cinsi, özellikle Acacia Senegal’den (genelde Hashab diye bilinir.) elde edilir.  Çeşitlerinin çokluğu Sudan’a en büyük üretici ve ihracatçı olmanın yanısıra en kaliteli arap zamkı üreticisi olma ünvanını da vermektedir.  Sudan Dünya arap zamkı ihtiyacının %80’ini karşılamaktadır. Bu ürün ilaç ve yapıştırıcı sektörlerinde girdi olarak kullanılmaktadır. Buna göre 2005/2006 mevsimlerinde toplam üretilen miktar 11,9 bin MT ve 2006/2007 mevsiminde ise biraz düşüş göstererek 11,2 bin MT olarak belirtilmektedir.


4.2.1.3  Şeker

Sudan’da yetiştirilen önemli tarımsal ürünlerden birisi de şeker kamışı olup,  şeker kamışı, ülkedeki şeker sanayinin temel girdisini oluşturmaktadır.
Sudan’da şeker sanayinin temeli 1962 yılında Gazira yöresinde Guneid Şeker Fabrikası ile atılmıştır. Bugün ülkede beş adet şeker fabrikası vardır. Guneid Şeker Fabrikası, New Halfa Şeker Fabrikası, Sinnar Şeker Fabrikası ve Assalaya Şeker Fabrikası devlete aittir. Kenana Şeker Fabrikası ise Sudan, Arap ve üçüncü ülke sermayeleri ile 1975 yılında oluşturulan bir “ortaklıktır”dır. Ülke yıllık şeker üretiminin yetmediği durumlarda, şeker ithal etmektedir.


4.2.1.4 Buğday

Sudan’da buğday üretimi iç tüketim için yeterli değildir. Buğday önemli miktarda, özellikle Avustralya’dan ithal edilmektedir. Sudan’ın buğday üretimi 2005/2006 ve 2006/2007 sezonları arasında 416 bin tondan 669 bin tona yükselmiştir. Buğday üretiminde görülen %60,8’lık yükselme buğday üretimine ayrılan tarım alanlarındaki artıştan kaynaklanmıştır. Bu da 2005/2006 sezonlarında ekilen arazi 433 bin feddan iken 2006/2007 sezonunda tahsis edilen ve ekilen arazi 728 bin feddan olduğu belirtilmektedir.


4.2.1.5 Susam

Dünyanın önde gelen susam üreticilerinden olan Sudan’da susam ihracatı, ekonomide önemli bir rol oynamaktadır. Sudan’da hayvan beslenmesinden, bazı sanayi kollarına ham madde temini ve bitkisel yağ üretimine kadar uzanmaktadır. Sudan dört çeşit susam üretimi ile dünyada tanınmaktadır. Bu çeşitler; beyaz susam, kırmızı susam, karışık ve dağ çeşitleridir. Beyaz susam dünyada çok iyi tanınmakta olup, en önemli özelliği gübresiz yetiştiriliyor olmasıdır. Susam yetiştiriciliği yapılan eyaletler; Gezira, El Gaderif olup, Sudan’ın 2005/2006-2006/2007 sezonları arasında 400 bin tondan 242 bin tona düştüğü görülmektedir. Bununda sebebi tahsis edilen ekim  arazilarinin düzenli olarak ekilmemesidir.
Sudan, susam üretimine tahsis ettiği arazi bakımından dünyada Hindistan ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin ardından üçüncü, üretim miktarı bakımından ise dördüncü sırada yer almaktadır. Dünya’da önemli susam üreticisi ülkeler arasında  yerini korumaktadır.


4.2.1.5 Yer fıstığı

Sudan ABD’nin ardından dünyanın en büyük ikinci  yer fıstığı ihraç eden ülkesidir. 2005/2006-2006/2007 sezonları arasında 555 bin ton dan 565 bin tona yükselmiştir. Sudan dünya yer fıstığı ihracatının %10’unu gerçekleştirmektedir. Sudan’da başlıca iki çeşit yer fıstığı yetiştirilmekte olup, Gazera ve Rahan’da modern sulu tarım yapılan alanlarda yetiştirilen Ashford çeşidi ile Kordofan ve Darfur’da kuru tarım alanlarında yetiştirilen Barbitton çeşididir.


4.2.1.6 Ayçiçeği

Ayçiçeği ekiminde 2005/2006-2006/2007 mevsimlerinde büyük bir artış kaydedilmiş 44 bin tonluk üretim 73 bin tona yükselmiştir.


4.2.1.7 Dura (Sorghum veya darı)

Dura üretimi 2005/2006 ile 2006/2007 sezonları arasında 4,327 tondan 4,999 tona yükselmiştir. Üretim artışında rol oynayan başlıca faktörler; kurak tarım alanlarının ıslah edilmesi ve kısmi mali destek olmuştur.


4.2.1.8  Akdarı

Sudan’ın akdarı üretimi  2007/2008 sezonunda  796 bin tonluk bir rekolte gerçekleştirmiştir. Son yıllarda akdarı üretimindeki artış, üretime tahsis edilen alanların daha fazla ekilmesinden dolayı olmuştur. Akdarı Sudan ve Etiyopya’da insan beslenmesinde önemli miktarda kullanılmakta olup ekmeğe katılmaktadır.


4.2.1.9 Hibiskus (Kerkedeh)

    Kerkedeh Sudan’ın çöl arazisinde yetişen susuzluk giderici bir maddedir. Çay gibi demlenebilir, meyve sularına katılabilir, meyve çaylarına karıştırılabilir ya da reçel ve jölelere katılabilir. Tamamen tabii bir ürün olan kerkedeh özellikle Doğu Kordofan ve Orta Sudan’da yetiştirilmektedir. Uzun yıllardan beri El Rahad çeşidi bütün dünyada rengi ve tadının üstünlüğü ile bilinmektedir. Kerkedeh Sudan’da geleneksel bir içecektir. Ayrıca kerkedeh kaliks tozu gıda sanayinde tabii renklendirici ve tat verici olarak alkolsüz içecek, yoğurt, dondurma, pastacılık, sakız ve hatta diş macunu üretiminde kullanılmaktadır. Diğer taraftan, kerkedehin yüksek tansiyona iyi geldiği ve ilaç firmalarına hammadde olarak satıldığı ifade edilmektedir.


4.3. Hayvancılık Sektörü

Sudan Afrika ve Arap ülkeleri içerisinde hayvan sayısı bakımından en zengin ülkelerden birisidir. Toplam hayvan varlığının Sudan Hayvan Kaynakları Bakanlığının 2008 yılı verilerine göre  138,965,000 üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu varlığın %90’ından fazlası göçebelerin elindedir. Canlı hayvan, et ve deri Sudan’ın ihracatında önemli bir yer tutmaktadır. Bununla beraber, kesilen hayvanların derileri ve diğer yan ürünler, eğitimsizlik ve teknik yetersizlikler nedeniyle tam olarak değerlendi-rilememektedir. Deri işleme makineleri ve ekipmanları konusunda ciddi yatırım ve ihracat imkanları bulunmaktadır. Bunun yanısıra, ülkemizin talep fazlası nedeniyle ithalatçı durumda olduğu yarı işlenmiş ya da tam işlenmiş deri mamulleri ihtiyacının Sudan’da yapılacak yatırımlar yoluyla da karşılanması mümkündür.

Sudan’da sığır yetiştiriciliği yöntemleri şu şekildedir:

- Göçebe kabileler tarafından çayır, otlak ve meralarda sığır yetiştiriciliği,
- Yarı yerleşik kabileler tarafından çayır, otlak ve meralarda sığır yetiştiriciliği,
- Kırsal alanda geleneksel sığır yetiştiriciliği,
- Sulu tarım alanlarında modern sığır yetiştiriciliği ve
- Şehirlerde aileler tarafından sığır ve kümes hayvanları yetiştiriciliği.

Çayır, otlak ve meralar Sudan’ın yüzölçümünün %10’una karşılık gelmektedir.

Ayrıca ekilip biçilen tarım alanlarında hasattan sonra hasat artıkları geleneksel olarak otlatılmaktadır. Diğer taraftan, Sudan’da halen 16 adet balık üretme ve yetiştirme çiftliği olup Kızıldeniz’de ihracata yönelik midye ve karides çiftlikleri mevcuttur. Bunların yanısıra Sudan’da mezbahalar mahalli idarelerin kontrolünde olup geleneksel, yarı mekanize, tam mekanize ve ihracata uygun kesim yapılan mezbahalar vardır. Bu mezbahalardan en önemlileri Hartum Eyaleti’ndeki Kadaru ve Omdurman mezbahalarıdır. Sudan menşeli etler lezzetleri, hormon ve antibiyotikler gibi kimyasal maddeleri içermemeleri ile tanınmaktadır.


4.3.1. Sudan’da Yaygın Olan Ticari Hayvan Irkları

Koyun: Koyun ırkları arasında batı yörelerinde Kabshi ve Hamari ırkları, Orta Sudan’da Albaladi ve Algarag  ırkları yaygın olup, Algarag ırkı Albaladi ve diğer ırkların kırmasıdır. Mavi Nil bölgesinde ise Alwatesh ırkı yaygındır. Deve: Sudan’da yaygın olan deve ırkları arasında Aalshokri, Albejawi, Alanafi, Albaladi ırkları sayılabilir. Bu ırklardan Albaladi ırkı Doğu ve Batı Sudan’da yaygındır.


4.3.2. Hayvancılıkta Sudan Için Uluslararası Pazar Büyüklüğü

Sudan’ın hayvan ihracatında, Suudi Arabistan pazarı, özellikle koyun ihracatında, ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Diğer Körfez ülkelerine olan ihracat da Suudi Arabistan üzerinden yapılmaktadır. Mısır Arap Cumhuriyeti ise deve ihracatı açısından önem kazanmaktadır. Bu pazarların büyüklükleri şöyledir: 7 milyon baş koyun Suudi Arabistan’a, 2 milyon baş koyun Körfez ülkelerine, 200 bin baş deve Mısır’a, 3 milyon baş koyun ve keçi ise Orta Doğu ülkelerine ihraç edilmektedir.


4.3.3. Tavukçuluk

Sudan kırmızı et bakımından ne kadar zengin ise, beyaz et bakımından da o kadar fakirdir. Yıllık kişi başına düşen tavuk miktarı sadece çeyrek tavuk (dört kişiye bir tavuk) olup yine kişi başına düşen yıllık yumurta miktarı sadece 11 adettir. Tavukçulukta gerekli malzeme, aşı ve ilaç her zaman bulunmamaktadır. Yem katkısı ve premiks (vitamin + koruyucu + balıkyağı + un + soya + kemik unu) genellikle Hollanda’dan hazır olarak ithal edilmektedir.


4.3.4. Sudan’da Tarım ve Hayvancılık Sektörlerinde Yatırım Alanları

      Yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde Sudan’da tarım ve hayvanclık sektörlerinde ülkemiz için aşağıda yer alan sektörlerde yatırım fırsatları bulunmaktadır:

-    Et üretimi amaçlı sığır ve koyun çiftliklerinin kurulması,
-    Et  ve et ürünlerinin soğutulması ve dondurulması,
-    Modern mezbaha inşaatı ve kesilen hayvanların bütün ürünlerinden yararlanılması (konsantre, yem, gübre, tutkal ve diğerleri),
-    Süt ve süt ürünleri üretimi için koyun ve keçi yetiştiriciliği (Sudan Hükümeti ülkenin süt ve süt ürünleri üretiminde kendine yeterli olması ve üretim fazlasının ihraç edilebilmesi için girişimcileri desteklemektedir.),
-    Mahalli ihtiyaçları karşılamak için yumurta ve et tavukçuluğu,
-    Balıkçılık ve balık çiftlikleri, midye üreticiliği, Kızıldeniz ve tatlı sularda balık unu üreticiliği,
-    Kurutulmuş balık üreticiliği, 
-    Konserve balık ve et üretimi,
-    Yem bitkileri yetiştiriciliği,
-    Sorgum, buğday, susam gibi tahılların saplarından, yerfıstığı kabuklarından ve diğer bitki artıklarından yem üretimi,
-    Şekerkamışı artıkları, melas, yağlı tohumların küspeleri gibi sanayi ürünleri artıklarından yem yapılması.
-    Veteriner  ilaçları üretimi,
-    Aşı üretimi ve
-    Yüksek verimli melez tavuk ve civciv ithalatı, elektrikli kuluçka makinası, kümes hayvancılığında kullanılan alet ve makinalar, balık unu yapımında kullanılan makinalar, balıkçılıkta kullanılan ağ, iğne gibi araçlar ile hayvansal ürünlerin ambalajlanmasında kullanılan makina ve sarf malzemelerinin ithalatı, imalatı gibi hayvan çiftliklerinin ihtiyaç duyduğu hizmetlerin karşılanması.

4.4. Gıda Sektörü

Sudan’ın teorik olarak gıda sektöründe kendi kendine yeterli bir ülke konumunda olmasının beklenmesine rağmen geçmişte yaşanan iç savaş süresince tarımsal üretimin yapıldığı güney ile talebin daha yoğun olduğu kuzey bölgeleri arasında mal aktarımının çok kısıtlı kalması, ekilebilir arazilerin sulama projeleri ile desteklenememesi ve bunun yanı sıra ülkede ürün dağıtım kanallarının tam olarak işlememesi sonucunda birçok gıda maddesini dışarıdan ithal etmek durumundadır. Ülkemiz açısından avantaj teşkil eden ürünler çikolatalar, şekerlemeler, makarna, domates salçası, bisküvi, mısır nişastası, maya, zeytinyağı ve cikletler gibi işlenmiş gıda ürünleri olmakla birlikte buğday ve mercimek gibi ürünlerin de ihracat potansiyeli bulunmaktadır. 

Ülkede ürün saklama ve hijyen koşullarının yeterli olmaması işlenmiş gıda maddeleri sektöründe ciddi yatırım ve ihracat potansiyeli arz etmektedir. Gıda maddelerinin işlenmesi ve paketlenmesi konusunda  her türlü makine ve ekipmana ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda ülkemizin önemli bir deneyim, kalite  ve fiyat avantajı bulunmaktadır. Bu sektörde (gıda işleme makineleri ve ambalajlama) Türk firmaları Sudanlı firmalar ile çalışmaya başlamış bulunmaktadır. Mevcut ilişkilerin giderek  artması beklenmektedir.

4.5. Enerji Sektörü

4.5.1. Petrol

Tarihsel gelişimi açısından incelendiğinde, Sudan’daki petrol sondaj ve arama çalışmalarının 1950'li yılların sonlarında İtalyan Agip firmasına Kızıldeniz'de arama ruhsatı verilmesiyle başladığını söylemek mümkündür. Daha sonra bunu 1968 yılında Digna Petroleum Konsorsiyumuna (Texas Group -50%, Sheikh Ahmed Aljaber Elsabah -25%, Sudanlı İşadamları -25%), 1974 yılında Ball & Collins Oil & Gas Ltd , Sudanese Resource Development Corp., American Pacific International, Adope Corporation of Texas  ve Chevron Oil Co. of Sudan şirketlerine verilen arama ve çıkarma ruhsatları izlemiştir.  1980 yıllara kadar arama  faaliyetlerinde en aktif firma olarak Chevron Oil Co. of  Sudan görünmekle birlikte, şirketin ticari anlamda kar getirecek bir faaliyet içinde olmadığı bilinmektedir. 1980'li yıllara gelindiğinde TOTAL, IEDC ve GPC gruplarına yeni ruhsatlar verilmiş, ancak arama ve çıkarma faaliyetleri istenen düzey ve verimlilikte olmamıştır.
       Sudan'da ticari anlamda ciddi petrol rezervlerinin bulunması ve işletilmesi 1990'lı yıllarda başlamıştır.  Özellikle Çin, Malezya ve Kanada firmalarının Sudan’da petrol arama faaliyetleri sonucu ülkede önemli miktarda petrol ve doğalgaz rezervleri olduğu ortaya çıkmıştır. Sudan Enerji ve Madencilik Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgilere göre,  ülkenin ispatlanmış rezervleri 700 milyon varil,  toplam rezervleri ise kuzeybatı Sudan, Mavi Nil Havzası ve Kızıldeniz bölgesindeki alanlardakiler de dahil olmak üzere toplam 5 milyar varil civarında olduğu tahmin edilmektedir.

       Bulunan bu zengin petrol ve doğalgaz yataklarını işletmek ve pazarlamak amacıyla, 18 Haziran 1997 tarihinde Çin Halk Cumhuriyeti'nden China National Petroleum Corporation (CNPC-%40), Malezya'dan Petronas (%30), Hindistan'dan ONGC (%25) ve Sudan'dan Sudapet (%5) şirketlerinin ortaklığıyla Greater Nile Petroleum Operating Company Limited (GNPOC) şirketi kurulmuştur. GNPOC, petrol üretim ve işleme faaliyetlerine 1998-1999 yıllarında Güney Sudan'ın Muglad Havzasında 5 sahada başlamış olup halihazırda çalışmalarını sürdürmektedir.