» Kurumsal » Temsilcilikler » Genel Bilgiler » Sektörler » Raporlar » Mevzuat » Önemli Hususlar » Faydalı Bilgiler
 


Genel Bilgiler

Sudan Genel Bilgileri

Sudan da Yatırım Alanları

Alt ve Ust Yapı



Sudan Genel Bilgileri

COĞRAFYA: SUDAN AFRİKA KITASINDAKİ EN BÜYÜK ÜLKEDİR.

Ülkenin büyük bir kısmı düzlüktür. Kuzey’de yagmurlu mevsim daha kısadır. Sudan’ın topraklarının % 50’si tarım arazisidir, 17 milyon hektarlık toprak ise ekilebilir topraktır. Beyaz Nil ve Mavi Nil Hartum’da birlesmekte ve ülkenin temel su kaynagını olusturmaktadır. Ayrıca, Nil ulastırma ve enerji üretimi için de önemli bir kaynaktır. Sudan ciddi miktarda hidrokarbon rezervine sahiptir. Kızıl Deniz kıyısı, Kuzey ve Güney’de petrol yataklarının bulundugu bilinmektedir.

SUDAN ÜLKE BÜLTENİ

OCAK 2008 2 Nüfus: Sudan’ın nüfusunu tam olarak bilmek mümkün degildir. Hükümetin yaptıgı en son nüfus sayımı 1993 yılına aittir. Uluslararası kurulusların tahminlerine göre 2005 yılı itibariyle nüfus 36.2 milyondur. Nüfusun % 39.8’i sehirlerde, geri kalanı kırsal alanda yasamaktadır. Ortalama yasam süresi 57’dir. Nüfusun % 40’ı 15 yasın altındadır. Sudan nüfusunun en önemli özelligi etnik, dini ve dilsel çesitlilige sahip olmasıdır. Ülkede 19 degisik etnik grup bulunmaktadır. Araplar nüfusun en büyük kısmını (%40) olusturmaktadır. ;slam ülkenin resmi dini olmasına ragmen ülkede yasayan halkın sadece %60’ı Müslüman’dır.

HUKUKSAL YAPI

Ülkenin kuzey bölümünde seriat uygulanmak fakat Müslüman olmayanlar için özel hükümler bulunmaktadır. Güneyde ise laik bir hukuksal yapı vardır. Siyaset: Sudan’ın su anda sahip oldugu sınırlar 19. yüzyılda Mısırlı ve ;ngilizler tarafından çizilmistir. 1956 yılında bagımsızlıgını kazanan Sudan’da yönetimi Kuzeyli Araplar ele geçirmistir. Güneylilerin Kuzeylilerin yönetimine karsı baslattıgı isyan sonucunda 1960’lar askeri yönetim altında geçmistir. Bu da demokrasi ve ekonominin gelisememesine neden olmustur. 1969 yılında general Jaafar al-Nimeiri tarafından yapılan askeri darbeden sonra 1972 yılında Güneyli isyancılarla resmi bir barıs anlasması imzalanmıs ve bu anlasma sonucunda Güney bir miktar otonomi elde etmistir.

1976 yılında Sadık al-Mahdi tarafından düzenlenen bir darbe girisimi, Nimeiri’nin Güneylilere karsı daha sert bir tutum izlemeye baslamasına neden olmustur. 1983 yılında iç savas Albay John Grang’ın liderligindeki Sudan Halk Kurtulus Hareketi (SPLM) tarafından yeniden baslatılmıstır. Nimeiri’nin Müslüman Kardesler Örgütü ile kurdugu yakın iliskiler ve örgütün Sudan lideri Hassan al-Turabi’yi Bassavcılık görevine getirmesi ile birlikte 1983 yılından itibaren ülkede seriat uygulanmaya baslanmıstır. Ülkedeki karısıklıga paralel olarak ekonomi 1980’li yıllarda ardarda küçülmeler yasamıstır. 1984/85 yıllarında yasanan agır kuraklık da ürünlerin mahvolmasına neden olmustur. Bunu takip eden günlerde ülkede bazı hayati maddelere ve petrole saglanan desteklerin kaldırılması Nimeiri’nin ordu tarafından görevden düsürülmesine sebep olmustur. Yerine 1960’lardan itibaren basbakan konumunda olan Sadık al-Mahdi getirilmistir. ;ç savas ve kuraklık ülkede 4 milyondan fazla kisinin sürülmesine ve 20 yıllık dönem içinde 2 milyondan fazla kisinin ölümüne neden olmustur. Mahdi’nin ülkenin agır sorunları ile basedememesi üzerine 1989’da Tuggeneral Beshir yönetime el koyarak yeni bir kabine olusturmustur. Bu dönemde Sudan’ın 1990-91 Körfez Savası sırasında Irak’ı desteklemesi, Mısır lideri Hüsnü Mübarek’e yapılan suikastin arkasında yeralması, Uganda, Eritre ve Etyopya gibi devletlerin Hartum’da ;slamcı bir hükümetin olmasına tepki göstermeleri dolayısıyla yeni rejim ciddi sıkıntılar yasamasına ragmen ayakta kalmayı becermistir.

1993 yılında Devlet Baskanı olarak yemin eden Beshir’in, 2005 yılında kabul edilen geçici anayasaya göre, 2009’daki seçimlere kadar iktidarda kalması beklenmektedir. 1990’lar boyunca iç savas tüm hızıyla devam etmis 1997 yılında SPLA ile hükümet arasında 7 Afrika ülkesinin olusturdugu bölgesel birligin gözetiminde dogrudan görüsmeler baslatılmıstır. 1998 yılında Güney’e kendi kaderini belirlemesi için referandum yapma hakkı tanıyan bir anlasmaya varılmıstır. Fakat barıs süreci heriki tarafın da yeterli çabayı göstermemesi nedeniyle sürüncemede kalmıs, 2001 yılında ABD’nin girisimi sonucunda yeniden baslayan görüsmeler 2002 yılında kısmi ateskes saglanması ile sonuçlanmıstır. 2002-04 yılları arasında hız kazanan barıs görüsmeleri 2005 yılı Ocak ayında Kuzey-Güney Barıs Anlasması’nın (North-South Comprehensive Peace Agreement - CPA) imzalanması ile sonuçlanmıstır. Bu anlasmaya göre Güney’e 6 yıl içinde otonomi verilmesi kararlastırılmıstır. 3 2003 yılında Darfur bölgesinde basgösteren ayaklanma sonucunda ise 2 milyon kisi yerinden edilmis ve 200,000 ile 400,000 arasında kisi ölmüstür. Son dönemde, Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti’ne de sıçrayan çatısmalar 2006 yılından bu yana Birlesmis Milletler Barısgücü askerlerinin müdahalesiyle kontrol altına alınmaya çalısılmaktadır. 2006 Mayıs ayında imzalanan Darfur Barıs Anlasması basarısızlıgı üzerine yeni bir anlasma imzalanması için çabalar devam etmektedir. Fakat, çatısmalara taraf olan gruplar arasındaki güvensizlik ve gruplar arasındaki karmasık sorunların Birlesmis Milletler Barıs Görüsmeleri’ne tam ve eksiksiz olarak yansıtılamaması nedeniyle bu anlasmanın da digeri gibi etkisiz kalacagı düsünülmektedir.

Bu kosullar altında bu yıl içinde Birlesmis Milletler ve Afrika Birligi’nin ortaklasa olusturacakları ve Darfur’a yerlestirilecek olan barıs gücünün etkili olması beklenmemektedir. Uluslararası liskiler ABD: Sudan-ABD iliskileri 1990 yılında ;slamcı Rejimin iktidara gelmesi ile gerginlesmistir. ;liskiler, 1998 yılında Tanzanya ve Kenya’daki Amerikan elçiliklerine 1994-96 yılları arasında Sudan’da yasayan Osama Bin Laden tarafından gerçeklestirildigi iddia edilen suikastlar nedeniyle daha da gerilmistir. 11 Eylül saldırılarından sonra Sudan’ın Amerika ile isbirligi yapmayı kabul etmesinden sonra iliskilerde de iyiye dogru bir gelisme görülmüstür. Fakat, yönetimin Darfur bölgesindeki gerginlige karsı aldıgı sert tedbirler iliskilerin yeniden gerilmesine neden olmustur. AB: Avrupalı ülkeler Sudan hükümetinin uyguladıgı politikalara süphe ile yaklassalar da daha az saldırgan bir üslup benimsemislerdir. 1990’lı yıllarda AB’nin uygulamaya koydugu “Kritik Dialog” Politikası hükümeti insan hakları konusunda elestirmekle birlikte diplomatik, ticari ve yatırım iliskilerini korumustur. Asya: 1989 ihtilali sonrasında Sudan’ın Asya ülkeleri ve özellikle Çin’le iliskileri hızla gelisme kaydetmistir. Çin petrol sektöründe faaliyet gösteren konsorsiyumun en büyük ortagıdır. Buna ek olarak Çin Sudan’ın en önemli ticaret partneridir. Malezya firması Petronas petrol sanayinde önemli bir yere sahiptir.

Sudan’ın Çin ve Hindistan’la olan ticaret iliskileri ve finansman anlasmaları, Körfez ülkeleri ve diger Asya ülkelerinden Sudan’a gelen dogrudan yabancı sermaye yatırımları ve bu ülkelerden alınan borçlar söz konusu ülkelerin Sudan için büyük önem tasımasına neden olmaktadır. Mısır: 1959 yılında Mısır ile Sudan arasında imzalanan anlasma sonucunda Nil nehrinden Sudan’ın aldıgı su miktarı yıllık 18.5 milyar metreküp, Mısır’ın aldıgı su miktarı ise 55.5 milyar metreküp olarak belirlenmistir. Mısır, kendi lehine olan bu anlasmanın Güney’in ayrılması ile bozulabilecegi endisesi tasımaktadır.

1990’da Kuveyt’in isgali sırasında Sudan’ın Irak’a destek vermesi ve 1995 yılında Mısır’ın, Devlet Baskanı Hüsnü Mübarek’e düzenlenen suikasttan Sudan’ı sorumlu tutması iliskilerde gerginlige neden olmustur. 2001 yılından bu yana Hassan al-Turabi’nin hükümetten uzaklastırılması ile birlikte ;slamcı akımlardan tedirginlik duyan Mısır rahatlamıs ve iki ülke arasındaki gerilim hafiflemistir. Afrika: Arap çogunlugun yönetiminde olan Sudan, Saharaaltı Afrika ülkeleri tarafından hep süphe ile karsılanmıstır. Süren Darfur krizi Sudan hükümetinin Afrika Birligi’nin ciddi elestirilerine maruz kalmasına neden olmaktadır. Darfur krizi nedeniyle Sudan’ın komsuları Eritre ve Çad ile iliskileri gergindir.

GENEL EKONOMiK DURUM

Sudan çok fazla dogal kaynaga sahip olmasına ragmen uzun yıllar süren iç savas nedeniyle yoksul ülkeler kategorisindedir. Ekonominin kötü yönetimi iç savasla birlesince ekonomik 4 kriz ortaya çıkmıstır. GSY;H’ya ve istihdama katkısı gözönüne alındıgında tarım en önemli sektör olarak öne çıkmaktadır. Sulama kanallarına yeni yatırım yapılmaması nedeniyle sektör, iklimsel degisimllere karsı savunmasız kalmıstır. Ayrıca tarımsal üretim iç savasın çiftçileri yerinden etmesi ve nakliye aglarının yetersizligi nedeniyle gelisme gösterememistir. Pamuk petrol ihracatı baslayana kadar geleneksel olarak en fazla gelir getiren ihraç ürünüdür. Tarım ürünleri arasında da pamuk en fazla ihracat geliri getiren ürün olma özelligini 1996’dan bu yana susam ve hayvancılıga bırakmıstır. Sudan halen tarıma dayalı bir ekonomiye sahip olmasına karsın petrol ülkenin ekonomik yapısını ve ticari profilini degistiren en önemli ihraç ürünü olarak ortaya çıkmıstır. ;hraç gelirlerinin hızla artması ile birlikte kamu harcamaları ve büyüme hızı da artmıstır.